21 Haziran 2019 Dünya Güneş Gününde 21 Çözüm Önerisi

21 Haziran Dünya Güneş günü sebebiyle bundan tam 5 yıl önce, 21 Haziran 2014 yılında güneş enerjisi sektörünü hareketlendirecek, istihdam yaratacak ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlayacak 21 adet önerimizi paylaşmıştık. Maalesef geriye dönüp baktığımızda birçok madde geçerliliğini hala koruyor ve fazla bir mesafe kaydetme şansımız olmamış.

2019 yılına özel 21 adet önerimizi rahat okunması için çok kısa açıklamaları ile birlikte paylaşıyoruz. Umarız seneye birkaç tanesi hayata geçmiş olur.

01) kWh bazlı yıllık mahsuplaşma
Bir yıl boyunca hem güneşten elektrik üretiyorsunuz hem de elektrik tüketiyorsunuz. Sene sonunda kWh bazlı hesap/mahsuplaşma yapılır, tüketiminiz fazla ise para ödersiniz, üretiminiz fazla ise para kazanırsınız. Güneş enerjisinin ve tüketimin mevsimselliği yüzünden yıllık mahsuplaşma ülkemiz için çok elzem.

02) Elektrik Satınalma Sözleşmesi
Her bir kurumsal elektrik tüketicisi, elektrik ihtiyacını bir rüzgar ve/veya güneş enerjisi santrali işletmecisi ile yapacağı uzun vadeli alım sözleşmesi ile karşılama hakkına sahip olmalı.
Amerika’da tüm büyük güneş enerjisi santralleri böyle kuruldu, Avrupa’da da hızla gelişiyor. Sıra bizde.

03) Çatı Kiralama
Ülkemizde birçok atık ve önemli büyüklükte alanlara sahip boş çatılar var. Çatı kiralama mevzuatı ile bu alanlar yatırımcıya açılmalı, uzun vadeli kiralama mümkün olmalı.Çatıyı kiralayan GES yatırımcısı, çatının altındaki elektrik tüketicisine de elektrik satabilmeli.

04) Mikro GES Destekleri
0-10 kW güçleri arasındaki evsel güneş enerjisi santrali kurulumları için KDV %1 olmalı, uzun vadeli ve düşük faizli mikro kredi verilmeli. Yazlıklar önemli bir potansiyel olduğundan dolayı burada da yıllık mahsuplaşma şart.

05) Kentsel Dönüşüm
Kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak her yeni binanın çatısında belli miktarda güneşten elektrik üretimi zorunlu olmalıdır. Ayrıca yeni ruhsat alacak ticarethane statüsündeki işletmeler için de bu zorunluluk geçerli olmalı. Belediyeler çatısına-cephesine-bahçesine-otoparkına GES kuracak işletmeler ve bireyler için özel vergi indirimi yapabilir. Birkaç örnek şimdiden başladı.

06) Her sene tekrarlanacak 1GW Kapasiteli Lisanslı GES Yarışması
Kurumsal yerli ve yabancı yatırımcılar için en az 10 sene devam edecek ve yıllık 1 GW büyüklüğünde lisanslı GES yarışmaları yapılmalı. Her bir GW kapasite çok sayıda şehre ve küçük parçalara ayrılmalı. Tüm proje geliştirme sürecini (arazi dahil) yatırımcı takip etmeli. Bir süre sonra elektrik depolama da bu yarışmaların doğal bir parçası olmalı.

07) Yerli Üretim
Katma değerli ve ihraç edilebilir teknoloji üretimi desteklenmeli. Teşvikler direkt olarak üretici firmaya verilmeli. 30-40 yıl önce dünyanın ürettiği ürünler yerine geleceğin teknolojileri hedeflenmeli. Güneş enerjisi ile çalışan ürünler (örneğin solar kiremit veya elektrik üreten cam) çok daha rantabl olabilir.

08) Arazi Tipi Lisanssız GES Dönüşümü
Ülkemizde kurulu güneş enerjisi santrallerinin neredeyse %99’u lisanssız statüsünde. Bunların da çok büyük bölümü öz tüketimi olmayan, arazi tipi güneş santralleri. Belli bir bedel karşılığı bu santraller lisanslı GES’e dönüşürse hem yatırımcı kazanır, hem devlet kazanır hem de yabancı yatırımcının ilgisini tekrar çekmiş oluruz. Varolan birçok anlamsız hukuki sorundan da temelli kurtuluruz.

09) Solar Vatandaş
Tek başına bir güneş enerjisi yatırımı yapmak için gerekli finansal birikime sahip olmayan bireyler bir araya gelerek maddi güçleri kadar yatırım yapma ve katkısı kadar yatırımdan pay alma şansına sahip olmalı. Bu konuda kitlesel fonlama, kooperatif, yeşil fon gibi çok farklı finans çözümleri mevcut. Yeter ki istek olsun. Dünyada çok güzel ve artan sayıda örnekler var.

10) Kötü Adamlar
Güneş enerjisini destekliyor gibi gözüküp çok farklı kurumların içinde sektörü sabote etmeye çalışanlar, yara bandı ile kablo saranlar, birinci sınıf tarım arazisine santral kuranlar, bilinmedik bir güneş panelinin arkasına tanınmış markaların etiketlerini yapıştıranlar ve diğer yüzlerce örnek. Hepsini gördük ama artık ciddi önlem gerekiyor, sektöre ve ülkeye büyük zarar veriyorlar.

11) Dağıtım Şirketleri
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de elektriği satın almak yerine güneşten kendi üretmeyi tercih eden her birey ve kurum, kendilerine elekrik satan şirketler için tehdit olacaktır. Bunu engellemek için birçok şey yapacaklardır. Bu yüzden devlet hakemliğinde mutlaka tüm dağıtım şirketleri ve güneş enerjisi sektörü bir araya gelerek ortak ve kalıcı çözüm üretmeli.

12) Dijital Dönüşüm
Enerji sektöründeki dijitalleşme diğer sektörlere göre daha yavaş olacak, ama olacak. Bilhassa enerji yönetiminde yapay zeka uygulamaları, dağıtık enerji modellerinde blokchain uygulamaları birçok farklı iş modeli için fırsat olacak. Geç kalmadan hemen pilot projelere başlamalıyız.

13) Bilinçlendirme
2019 yılının ortalarında hala güneş paneline güneş pili denilen, “Giresunlu elektrikçi çatısına GES kurdu 2 yılda amorti etti” gibi birçok gerçekten ve mantıktan uzak içerikler basında bol bol karşımıza çıkıyor. Kamu ve güneş enerjisi sektörünün düzgün oyuncuları bilgilendirme-bilinçlendirme çalışmalarına hiç aralık vermeden devam etmeliler.

14) Kampanyalar
Farklı özel sektör-dernek-kamu kampanyaları ile çok hızlı bir şekilde güneş enerjisini tabana yaymak zorundayız. 1000 güneş enerjili cami, ilkokul, otobüs durağı gibi birçok ülkenin yıllar önce başarı ile hayata geçirdiği projeleri hiç vakit kaybetmeden biz de gündeme almalıyız. Bilhassa “Eski çatını yenile, yenisi elektrik üretsin” , “Çatındaki Eski Güneş Kollektörünü Sökelim, Yerine 2kW Mikro GES Kuralım” gibi yaratıcı kampanyalar ciddi kapasite oluşumuna sebep olacaktır.

15) %100 Öztüketim Uygulaması
Elektrik sayacının arkasında kalarak, üretim esnasında hiç bir zaman sayacın diğer tarafına tek bir elektron bile kaçırmayacak şekilde sistem kurmuş, elektrik satmak-mahsuplaşmak istemeyen her kullanıcı serbest bırakılmalı. Güvenlik-elektrik-mekanik vs. ile ilgili her tür sorunun muhatabı da yatırımcı ve kurulumu yapan mühendislik firması olmalı

16) Etkinlikler
Türkiye’de hızla ve sürdürülebilir şekilde artması gereken güneş kapasitesi ama bunun yerine hergün farklı ve garip etkinlikler düzenlendiğine tanıklık ediyoruz. Bilinmedik kişi ve kurumlar tarafından organize edilen bu tip eğitim, toplantı, seminer, konferans, fuar gibi etkinliklere itibar edilmemesi gerekiyor, sektöre zarar veriyorlar. Az olsun öz olsun.

17) Sektörel Dernekler
Geçmiş yıllardaki garip tek kişilik dernekler ortadan kayboldu, mevcut 3 güneş enerjisi derneği üyelerinin de desteği ile kurumsal çalışmalar yapma gayretinde. Sivil toplum örgütlerinin temel amacı üyelerinin ve sektörün sorunlarını çözmek olmalı, haber portalı gibi çalışan dernekler, bu alanda hizmet veren özel sektör girişimlerine rakip olmamalı. Temel sorunların çözümü konusunda tüm STK’lar birlik olmalı ve birlikte çalışmalı.

18) Global Yatırım Fırsatları
Son yıllarda güneş enerjisi sektöründe yerel olan ve öyle kalan oyuncuların pek çoğunun iflas ettiğini gördük. Girişimci bir karaktere sahip Türk güneş enerjisi oyuncuları, başta EPC firmaları ve yatırımcılar olmak üzere, mutlaka maddi-manevi tüm sınırlarını zorlayarak kendilerine dünya pazarında bir yer bulmalı.

19) Inovasyon teşviği
Bilhassa dijitalleşme, elektrik depolama, yeni nesil güneş panelleri, enerji yönetimi yazılımları desteklenmeli. Yakın bir zamanda çok önemli bir konuma gelecek perovskite ve organik güneş hücreleri için yüksek kapasite verilerek ilgili global yatırımcılar ve ArGE şirketleri ülkeye çekilmeli.

20) Elektrik Depolama
Elektrik depolama enerji sektörünü, başta elektrikli ulaşım olmak üzere, tamamen değiştirecek. Bunu çok acil hazırlık yapıp, ilk pilot uygulamalara başlamalıyız. Elektriğin üretildiği büyük bir santralden evimizdeki ampule kadar gelen hat üzerinde birçok farklı iş modeli oluşacak. Elektrik depolamada mevzuat ya hiç olmamalı ya da çok temel konu başlıklarını düzenlemeli, o kadar. Çok kapsamlı bir mevzuat yarardan çok zarar getirir.

21) Devlet Politikaları
Enerji sektöründe herkesin dilinde olan ama bir türlü hayata geçmeyen serbest/liberal ekonomi uygulamaları temiz enerjinin yaygınlaşması için elzem. Elektrik fiyatları devlet tarafından değil enerji kaynaklarının güncel üretim maliyetine endeksli oluşmalı. Öncelikle kömürden çıkış sürecini hızlandırarak, oluşacak kapasite boşluğunu yeni nesil elektrik depolamalı GES+RES ile doldurmamız gerekiyor. “Gölge etme başka ihsan istemem” bilhassa öztüketim uygulamaları için ana talebimiz olmalı.