IEA-Renewables 2019 Rapor Özeti

Türkiye lansmanını 4 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştireceğimiz IEA-Renewables 2019 Raporu’nun özetini aşağıda bulabilirsiniz.

IEA Renewables 2019 – Analysis and forecast to 2024

1.Solar FV, yenilenebilir kapasite ilavelerinde güçlü toparlanmasını sürdürüyor.

-Yenilenebilir güç kapasitesi ilavelerinin, 2019 yılında dört yılın en hızlı temposunda artması bekleniyor. 2018’de neredeyse yirmi yılda ilk kez durduğunu gördükten sonra kapasite ilaveleri %12 arttı.
-Bu yenilenen büyümenin, Avrupa Birliği’ndeki hızlı büyüme, Hindistan’da daha güçlü bir pazar ve Vietnam’da bir kurulum patlaması ile gerçekleşebildiğini görüyoruz.
-Onshore rüzgardaki büyüme, özellikle ABD’de, Avrupa Birliği ve Çin Halk Cumhuriyeti (“Çin”) bu toparlanmayı desteklemektedir.

2.Yenilenebilir güç kapasitesinin, solar FV önderliğinde 2019 ve 2024 yılları arasında %50 artacağı öngörülmektedir.

-1200 GW’lık bu artış, ABD’nin bugünkü toplam kurulu güç kapasitesine eşittir. Solar FV yalnızca kendi başına, çeyrekte birini temsil eden onshore rüzgarla birlikte, beklenen büyümenin neredeyse %60’ını oluşturuyor.
-Offshore rüzgarın, bu büyümenin %4’ünü oluşturarak katkıda bulunduğunu görüyoruz. Avrupa Birliği’ndeki rekabetçi ihaleler, Çin ve ABD’deki genişleyen pazarlar tarafından teşvik edilmesi ile beraber, 2024 yılına kadar kapasite öngörüsünün 3 katına çıkması bekleniyor.
-Biyoenerji kapasitesi, Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği’ndeki en büyük genişleme ile offshore rüzgar kadar büyüdü.
-Hidroelektrik, yenilenebilir kapasitedeki toplam artışın onda birini oluşturmasına rağmen yavaş büyüyor.

3.Düşen maliyetler ve daha etkin politikalar, yenilenebilir kapasite kullanımının öngörülmesinde; geçen yılın raporuna kıyasla daha önemli bir revizyon sağladı.

-Solar FV arz maliyetlerinde, 2024 yılına kadar hem saha ölçeğinde hem de dağıtık uygulamalarda %15 ila %35 arasında bir düşüş göreceğimiz tahmin edilmektedir.
-Son dönemdeki rekabetçi açık artırma sonuçları; saha ölçeğindeki güneş enerjisi santrallerinin, seviyelendirilmiş üretim maliyetlerinin (LCOG) daha kıyaslanabilir hale geleceğini ya da giderek artan sayıda ülkede, beklenenden daha kısa bir sürede yeni fosil yakıt tesislerinden daha düşük olacağını gösteriyor.
-Rekabet ve maliyet düşüşleri, hem onshore hem de offshore rüzgar kapasitesinde büyüme sağlamıştır.

4.Avrupa Birliği ve ABD, tahminlerdeki yukarı revizyonun yarısından sorumlu olarak karşımıza çıkıyor.

-Daha yüksek planlanan yenilenebilir enerji tedarik hacimlerinin ve üye devletlerde, daha hızlı dağıtık solar FV artışı, Avrupa Birliği için daha iyimser bir görünüm olarak ortaya çıkıp, yenilenebilir enerji hedeflerinin karşılanmasında büyük rol oynamıştır.
-Amerika Birleşik Devletleri’nde rüzgar ve güneş enerjisi FV geliştiricileri, federal vergi teşvikleri sona ermeden önce projeleri tamamlamak için acele ederken, kurumsal enerji tedarik anlaşmaları (PPA) ve devlet düzeyindeki politikalar büyümeye katkıda bulundu.
-Bu raporun Çin’de 2024’e yenilenebilir kapasite artırımı konusundaki öngörüsü, sistem entegrasyonu, düşük kısıtlama oranları ve hem solar FV hem de onshore rüzgârın artan rekabetçiliği nedeniyle, geçen yıla kıyasla daha yüksek olarak ortaya çıkmasına neden olmuştur.
-Hindistan’da, yenilenebilir kapasitenin 2024’te, çoğunlukla solar FV olmak üzere iki katına çıkacağı öngörülüyor.
-Ancak, dağıtım şirketlerinin operasyonel ve mali sağlığı, arazi edinimi, şebekenin güçlendirilmesi ve finansmana erişim ile ilgili süregelen zorluklar daha hızlı bir ilerlemeyi engellemektedir.
-Sahraaltı Afrika; tahmin edilen politikaların yüksek yatırım risklerinin ve zayıf şebeke altyapısının uygulanmasındaki gecikmeler nedeniyle ve büyümenin geri çekilmesiyle birlikte tahminlerin aşağı doğru gözden geçirildiği tek bölge olarak karşımıza çıkıyor.

5. Yenilenebilir elektrik üretim hızının, uzun vadeli sürdürülebilir enerji hedeflerine ulaşmak için hala önemli ölçüde yavaş olduğu tespit edilmiştir.

-Bu artış hızının, hükümetlerin üç ana bölgeye işaret etmesiyle artacağı öngörülmektedir. Politika ve yasal belirsizlik, gelişmekte olan birçok ülkede yüksek yatırım riskleri ve bazı ülkelerde rüzgar ve güneş sistem entegrasyonu.
-Bu zorlukların üstesinden gelmek; Hızlandırılmış Vaka tahminini (Accelerated Case Forecast) destekleyecektir. Buna göre, toplam yenilenebilir kapasitenin 2024 yılına kadar %60’tan fazla artacağı, bugünün küresel kömür kapasitesinin iki katı büyüklüğündeki 4000 GW’a dayanmış olacağı öngörülmektedir.
-Mevcut orandan %50 daha yüksek ve uzun vadeli sürdürülebilir enerji hedefleri doğrultusunda, yıllık dağıtım 280 GW’a çıkacaktır.

6. Dağıtık solar FV, merkezi konuma gelecek.

-Evlerde, ticari binalarda ve sanayide dağıtık solar sistemleri, güç sistemlerine önemli değişiklikler getirerek yayılmaya başlamıştır.
-Tüketicilerin kendi elektriğini üretme kabiliyetindeki hızlı yükseliş, dünyadaki elektrik sağlayıcıları ve politika yapıcıları için yeni fırsatlar ve zorluklar ortaya koymaktadır.
-Dağıtık FV kapasitesi, 2024 itibariyle iki katından daha fazla bir seviyeye çıkarak 530 GW olacaktır, bu sayı onshore rüzgar veya bugünün toplam solar FV’in neredeyse yarısına eşittir.
-Küresel dağıtık PV artışının neredeyse yarısını Çin’in oluşturması beklenirken, Avrupa Birliği’nin 2021 gibi erken bir zamanda kurulu kapasitede dünya lideri olacağı öngörülmektedir.
-Bununla birlikte, dağıtık FV genişlemesi 2019-24 ekonomik olarak daha cazip hale gelecek ve politika iklimi iyileşecek.
-Japonya güçlü bir pazar olmaya devam ederken, Hindistan ve Kore, Asya’da kapasite artışının itici güçleri olarak ortaya çıkıyor.
-Kuzey Amerika’daki dağıtık solar FV’in yayılması, çoğunlukla ABD tarafından yönlendirilen, 2019 – 2024 yılları arasında 2013 -18 döneminde olduğu gibi iki kat daha hızlanacağı öngörülüyor.
-Geleneksel bilginin aksine, güncel durumda dağıtık FV artışında; evsel yerine ticari ve endüstriyel uygulamalar hakimdir. 2024 yılına kadar yeni dağıtık FV kurulumlarının yaklaşık dörtte üçünü temsil eden ticari ve endüstriyel uygulamalar için ekonomik durum genellikle evsel sistemlerden daha iyi gözükmektedir.
-Bunun nedeni, ölçek ekonomilerinin kilovat başına daha düşük yatırım maliyeti (kW) sağlaması ve arz – talebin genellikle daha iyi uyum sağlaması, daha fazla öz tüketim ve elektrik faturalarında daha fazla tasarruf olarak ortaya çıkmaktadır.
-Evler için 100 milyon güneşlik çatı sistemi 2024 yılına kadar, dünya çapında işletiliyor olabilir. Evsel sistemler, toplam dağıtık solar FV kapasitesinin dörtte birini oluşturuyor ve uygun politika tasarımları ve dağıtık FV’in ekonomik çekiciliği sayesinde birçok ülkede dağıtım hızla genişliyor.
-2024’te kişi başına düşen evsel FV kurulumlarında ilk beş pazar sırasıyla; Avustralya, Belçika, Kaliforniya (Amerika Birleşik Devletleri), Hollanda ve Avusturya’dır.
-Hızlı maliyet düşüşleri, dağıtık solar enerji artışında patlama olmasını sağlayabilir.
-Çoğu ülkede, ticari ve evsel sistemler, zaten perakende elektrik fiyatlarının hatırı sayılır bir kısmından daha düşük elektrik üretim maliyetlerine sahiptir.
-Konut ve ticari güneş enerjisi FV maliyetlerinin 2024 yılına kadar %15 ila %35 oranında azalması ve bunun da teknolojiyi daha ekonomik ve cazip hale getirip daha çok kişinin bu uygulamalara geçmesi bekleniyor.
-Hızlandırılmış Vaka, giderek daha elverişli ekonomi, gelişmiş politikalar ve daha etkili regülasyonların bir kombinasyonunun, küresel kurulu sistemi daha da ileri götürüp 2024’e kadar 600 GW’ın üzerinde dağıtık FV kapasitesine çıkaracağını gösteriyor – bu sayı, bugün Japonya’daki toplam kurulu güç kapasitesinin neredeyse iki katı. Ancak, mevcut çatıdaki alana bakılınca, bu bile dağıtık FV’in teknik potansiyelinin sadece %6’sıdır.
-Dağıtık FV sistemlerinin artan ekonomik çekiciliği, bu nedenle önümüzdeki yıllarda büyük bir genişlemeyi sağlayacak yüz milyonlarca (veya hatta milyarlarca) özel yatırımcının ilgisini çekebilir.
-Dağıtık güneş enerjisi artışını sürdürülebilir hale getirmek için büyük politika ve tarife reformları gerekmektedir.
-Halen bazı dağıtık solar FV politikaları – tümünü satın al (buy all), hepsini sat (sell all) ve perakende fiyat ödemesi ile yıllık net ölçümleme gibi – istenmeyen etkilere neden olabiliyor. Yönetilmeyen büyüme, sistem maliyetlerini yükselterek, yenilenebilir enerji şebekelerinin entegrasyonuna meydan okuyarak ve dağıtım ağı operatörlerinin gelirlerini azaltarak, elektrik piyasalarını bozabilir.
-Dağıtık FV yatırımını çekmek, aynı zamanda yeterli geliri sağlamak için sabit ağ varlıklarının ödemesini yapmak ve maliyet yükünün tüm tüketiciler arasında adil bir şekilde tahsis edilmesini sağlamak, tarife reformları ve uygun politikalar ile mümkün olacaktır.

7.Yenilenebilir enerjideki yükseliş, ısı sektörüne fayda sağlıyor.

-Yenilenebilir enerjiden üretilen ısı, 2019 ve 2024 arasında beşte bir olarak artacaktır.
-Isı büyümesinde, endüstriden daha sonra gelen binalar, küresel yenilenebilir ısı büyümesinin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.
-Çin, Avrupa Birliği, Hindistan ve ABD, öngörülen süre boyunca yenilenebilir ısı tüketimindeki küresel artışın üçte ikisinden sorumlu olacaktır.
-Bununla birlikte, yenilenebilir enerji kaynaklarının küresel ısı tüketimindeki payları, bugün yalnızca %10’dan 2024’te %12 olacak şekilde, sadece marjinal olarak artmaktadır.
-Isı için kullanılan yenilenebilir elektriğin, 2024 yılına kadar küresel yenilenebilir ısı tüketiminin beşte birini oluşturan, biyoenerjininkine benzer bir artışla %40’tan daha fazla artacağı tahmin edilmektedir. Bu büyüme, ağırlıklı olarak elektrik üretiminde yenilenebilir enerji tüketiminin payının artmasından kaynaklanmaktadır ve daha az bir ölçüde de, son kullanımların daha fazla elektrifikasyonu olarak öne çıkmaktadır.
-Modern biyoenerji 2024 yılına kadar en büyük yenilenebilir ısı kaynağı olmaya devam edecektir.
-Biyoenerji büyümesinin üçte ikisinden fazlasının sanayi sektöründe, özellikle de Hindistan, Çin ve Avrupa Birliği’nde meydana geleceği tahmin ediliyor.

8. Çin, ilk kez biyoyakıt üretim artışına liderlik edecek.

-Toplam biyoyakıt üretiminin, 2024 yılına kadar %25 artacağı öngörülmektedir.
-2018 yılında, Brezilya’nın etanol üretimindeki yükselişinin tetiklenmesiyle üretimin beş yıl boyunca en hızlı şekilde artması görülüyor.
-Toplamda, Asya büyümenin yarısını oluşturuyor, çünkü enerji güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan iddialı biyoyakıt, tarımsal emtialara olan talebi ve hava kalitesini artırıyor.
-Biyoyakıtlara ek olarak, yenilenebilir enerjinin yaklaşık %10’u 2024 yılına kadar ulaşımda sağlanmış olacak, çoğu da Çin’de olacağı öngörülüyor. Çin, herhangi bir ülkenin en büyük biyoyakıt üretim artışına sahip olmaya hazırlanıyor.
-2024 yılına gelindiğinde, etanol üretiminin, artan sayıda ilde %10’luk etanol karışımının ve üretim kapasitesine yapılan yatırımların artmasıyla üçe katlanması bekleniyor.
-Brezilya, 2020’de Renovabio programının başlatılmasıyla desteklenen, ikinci en büyük büyümeyi kaydetti.
-2024’te Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya hâlâ, toplam biyoyakıt üretiminin üçte ikisini oluşturuyor olacak.

9. Biyodizel ile yarışan HVO (Hydrotreated vegetable oil = Su ile işlenmiş bitkisel yağ) üretimi artacak.

-HVO üretimi iki katından fazla yükselip, 2024’te biyoyakıt üretim artışı, biyodizel katkısına kıyasla, beşte biri kadar artacak ve onu şimdiye kadarki en büyük gelişmiş biyoyakıt yapacaktır.
-HVO, karıştırıcılar için daha fazla esneklik, atık ve artık ham madde kullanımı ve yenilenebilir propan ve kimyasallar gibi daha değerli ortak ürünler sunmaktadır.
-Önümüzdeki beş yıl içinde, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki politika odaklı talebin, yeni HVO tesislerine 5 milyar ABD doları yatırım yapmasını teşvik etmesi bekleniyor. Bu yatırımların bazılarının da havacılık biyoyakıtları üretimine olması bekleniyor.
-Sürdürülebilir biyoyakıt üretimi ve tüketiminin, uzun vadeli iklim hedeflerine uygun olması için önemli ölçüde hızlandırılması gerekmektedir.
-Bu raporun ana öngörüsüne göre, yenilenebilir enerji, 2024 yılına gelindiğinde bile ulaştırma enerjisi, talebinin sadece %5’ine denk geleceğini öngörüyor.
-Hızlandırılmış Vaka, sürdürülebilirliği, kilit pazarlarda daha fazla biyoyakıt karışımlı tüketimin teşvik edilmesi göstermek ve havacılık, denizcilik gibi yeni pazar olanaklarının açılması için daha fazla politika desteği gerektiren, 2024 yılına kadar olası %20’lik bir ek büyüme raporu da göstermektedir.
-Daha az gelişmiş biyoyakıt teknolojilerine daha geniş bir atık ve artık hammadde kullanabilmesini sağlayan yatırımların teşvik edilmesi için finansal riskten korunma önlemlerinin de gerekli olacağı görülmektedir.