31-AKILLI VE YEŞİL ŞEHİRLER VE GÜNEŞ ENERJİSİ

Günümüzde şehirlerde yaşayan nüfusun artmasıyla enerjinin verimli kullanımı, çevresel değerlerin korunması, kentsel hizmet kalitesinin arttırılması ve yaşam kalitesinin sağlanabilmesi daha da önem kazanmıştır.

Kentlerin geleceği oldukça hızlı bir şekilde gelişmekte olan üç eğilim ile şekillenmektedir. Artan nüfus ve şehirleşmenin artışı enerji tüketimini arttırırken, hızla gelişen teknoloji de bu tüketimin kontrolü için çeşitli yöntemler geliştirmeye çalışmaktadır. Ancak dünyanın büyük bir bölümünde de kentler planlanırken enerji yönetimi açısından teknoloji çok da dikkate alınmamaktadır. Bu sorundan hereketle 1990’lı yılların başından itibaren dünyanın çeşitli kent ve bölgelerinde birçok plan, uygulama, girişim ve organizasyon sürdürülmektedir.

Yeni Kentleşme Hareketi (New Urbanism), Sürdürülebilir Kentler (Sustainable Cities), Ekolojik Kentler (Ecological Cities) Yeşil Kentler (Green Cities), Akıllı Büyüme (Smart Growth), Yavaş Kentler (Slow Cities), Düşük Karbon Kentler (Low Carbon Cities), Yaşanabilir Kentler (Liveable Cities), Dijital Kentler (Digital Cities) ve Akıllı Kent Girişimleri (Smart Cities Initiatives) vb. adları altında planlama ve tasarım yaklaşımları geliştirilmiştir. Özellikle 2000’li yıllarda AB ülkeleri öncülüğünde enerji verimliliği teması kent planlarına ve uygulamalara aktarılmaktadır (örn. AB Strategic Energy Technology Plan). Bu sebeple ülkemizdeki şehirlerinde yönetim stratejilerini enerji ekseninde tekrar gözden geçirmesi bir zorunluluktur.

Özellikle kentsel dönüşüm perspektifinden planların enerji verimliliği kriterlerine göre ele alınması çok önemlidir. Uygulamalar incelendiğinde ise maalesef dünyanın büyük bir kısmında olduğu gibi ülkemizde de enerji verimliliği konusu ürün, ekipman veya bina ölçeğinden öteye geçememiştir. Mevzuat anlamında bir takım iyileştirmeler yapılmış olsa da gerek bu mevzuatın diğerleriyle uyumu gerekse bütüncül bir bakış açısıyla konuyu ele alan kapsamlı bir mevzuat altyapısı henüz tamamlanamamıştır. Ülkemizde 5346 sayılı “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun” ve 5627 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu” ile enerji verimliliği konusu düzenlenmekte “Elektrik Piyasası Kanunu ve Yönetmelikleri” ile de lisanssız enerji üretimi alt başlığı ile yenilenebilir enerji sistemlerinin yaygınlaşması amaçlanmaktadır. Yine bu konuda binalarda enerjinin etkin ve verimli kullanılmasına, enerji israfının önlenmesine Road Maps For Energy (R4E) Projesi İstanbul 2050 Akıllı Toplu Ulaşım Vizyonu Kentlerin geleceği oldukça hızlı bir şekilde gelişmekte olan üç eğilim ile şekillenmektedir: artan nüfus ve şehirleşmenin artışı enerji tüketimini arttırırken, hızla gelişen teknoloji de bu tüketimin kontrolü için çeşitli yöntemler geliştirmeye çalışmaktadır. ve çevrenin korunmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere 2008 yılında Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği çıkartılmış ve kullanılan enerji kaynaklarının iklim üzerindeki etkilerine dikkat çekilmiştir.

1970 yılında ortaya çıkmaya başlayan petrol krizi ve beraberindeki enerji sorununa ek olarak 1980 yıllarında ivmelenen teknoloji alanındaki gelişmelere bağlı enerji talebinin artması, yine bu yıllarda şehirleşmenin hızlanışı ile birlikte şehir-enerji ilişkisi özellikle şehir planlama alanının inceleme konularından biri haline gelmiştir. Artan enerji tüketimi karşısında üretim yöntemleri ve atıklar doğrultusunda gelişen küresel ısınma ve iklim değişikliği gerçekleri konuyu dünya gündemine taşımıştır. Şehirler, sera gazı salımlarının en önemli nedenidir. Giderek kabul gören bir görüşe göre küresel sera gazı salımlarının %30-40’ı kent sınırları dahilinden yayılmaktadır. Daha kötümser ve az korumacı yaklaşımlara göre ise bu oran %75-80 olarak açıklanmaktadır.

Dolayısıyla şehirler aynı zamanda iklim değişikliğinin kontrol altına alınmasında en önemli faktörlerden biridir. Şehirleşme ile birlikte gelişen teknoloji enerji tüketimini olumsuz etkilediği kadar azaltılması için de birçok seçenek sunmaktadır. Özellikle binalarda “enerji verimliliği önlemleri” ile maliyetler düşürülebilir, yerel istihdam artırılabilir; yerel ve küresel kirlilik azaltılabilir, enerji bağımlılığı düşürülebilir ve sosyal yaşam koşulları iyileştirilebilir. Şehirlerde enerji verimliliği en temelde ulaşım, ısınma vb. temel ihtiyaçlar için kullanılan enerji tüketimini azaltmak ve bunları en verimli yöntemlerle karşılamakla sağlanabilir. Belediyeler halka enerji verimliliğini benimsetme, binalarda ve şehir içi ulaşımda etkin önlemlerin alınması konusunda çok önemli bir konumdadır. Unutmamak gerekir ki enerji verimliliği sadece teknik bir konu değil, aynı zamanda davranışsal bir husustur. Belediyeler gerçekleştirdikleri ulaşım, temizlik, su temini gibi hizmetlerle birlikte sahip oldukları bina ve ekipmanlarda enerji tüketim maliyetlerini azaltarak ve alınan önlemlerin arazi kullanım planlarına dahil edilmesiyle enerji tüketimlerini ciddi oranda azaltabilirler.