ARAZİ SEÇİMİ

Güneş enerji santrallerinin arazi seçimi kriterleri, santrallerin kurulum aşamasından işletme aşamasına kadar olan süreçleri ve elektrik üretim maliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Arazi seçimi verimlilik, yasal düzenlemeler ve çevresel etki değerlendirme kriterlerine göre belirlenmektedir. Güneş enerjisi geliştirme süreçlerinde izlenen politikalar temel olarak verimliliği ön plana almakla birlikte çevresel etkiler nispeten göz ardı edilmektedir. Bu bakımdan nihai yer seçim kriterlerinin belirlenmesinde öncelikle faaliyetlerin verimliliği açısından yer seçim koşullarının incelenmesi ve ardından çevresel etkileri kapsamındaki yer seçimi yaklaşımlarının ortaya konması gerekmektedir.

Bu iki temel faktör kapsamında yapılan değerlendirme ile çelişen koşulların ortaya çıkarılması gerekmektedir. Verimlilik ve çevresel etkiler açısından yer seçim koşullarına ilişkin kriterler doğrultunda ulusal mevzuatın kısıtlayıcı ve teşvik edici yönden incelemesi de bu aşamada önem taşımaktadır.

Güneş Enerji Potansiyeli Durumu
Güneş enerji santrallerinin verimliliğini etkileyen temel koşullardan biri bölgenin güneş enerji potansiyelidir. Bölgenin güneş ışınım düzeyi üretilen enerji miktarı ile doğru orantılıdır. Sistemin verimliği açısından bölgedeki güneş ışınım değerinin günlük en az 4,5 kWs/m2 olması gerekmektedir (Aydın, 2009: 64). Arazinin bulunduğu ildeki güneş radyasyonu ne kadar çoksa güneş enerjisi santralinden alınan verim artar. Türkiye’de ki güneş enerjisi potansiyeli yüksek olan iller Antalya, Konya, Karaman, Adana, Van, Hakkari şeklinde sıralanabilir. Engebeli yeryüzü, çevredeki binalar ve ağaçlar gibi gölgeleme yaratan faktörler, o bölgede yüksek ışınım elde edilse bile sistemin verimliliğini düşürmektedir. Diğer taraftan mevsimlere bağlı olarak güneş açısı ve gökyüzündeki değişim de verimliliği doğrudan etkilemektedir. Çevrede gölge yaratan faktörlerin mevsimlerin değişmesiyle farklılaşan güneş açısına bağlı olarak arttığı unutulmamalıdır (Miller ve Lumby, 2012: 56).

Yerel İklim Koşulları
Güneş enerji santrallerinin verimliliğini etkileyen bir diğer faktör yerel iklim koşullarıdır. Santral kurulacak alanlardaki yerel iklim koşullarının aşırı hava olaylarına neden olması risk oluşturmakta ve faaliyetin zarar görmesine neden olmaktadır. Santral kurulmadan önce bölgedeki hakim rüzgâr yönlerinin ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Arazi Yapısı
Genellikle santralların yer seçiminde düz ve güney yönlü alanlar tercih edilmektedir. Arazi yapısı dalgalı olan bölgeler gölgelenmeyi arttırmakla beraber kurulum işlemlerini zorlaştırmakta ve maliyetleri arttırmaktadır. Arazi yapısında eğim durumu da santralların verimliliği açısından önem taşımaktadır. Yer seçiminde en ekonomik eğim değerinin yüzde 1 ile yüzde 3 aralığı olduğu; yüzde 3 üstü eğimli arazilerin verimli olmadığı kabul edilmektedir. Ancak alternatif alan bulunamaması durumunda yüzde 5 eğime kadar yer seçimi yapılabilmektedir. Diğer taraftan eğimi olmayan tamamen düz araziler de su birikmesi ve tahliye problemleri nedeniyle tercih edilmemektedir. Yamaç bölgelerde seçilen araziler ise heyelan riski taşımaktadır.

Arazi Kullanım Durumu
Yer seçim yapılacak alandaki doğal bitki örtüsü gölgelemeyi arttırmakta ve verimliliği düşürmektedir. Bu bakımdan ağaç örtüsünün bulunduğu alanlar ile doğal bitki örtüsünün engel oluşturabileceği makilik, çalılık, sazlık gibi alanlar yer seçiminde öncelikli olarak tercih edilmemekte, ayrıca bu alanların temizlenmesi ek maliyetlere neden olmaktadır. Diğer taraftan toprak zeminin çakmalı montaj sistemlerine uygun olması gerekmektedir. Kayalık-taşlık arazi kullanımlarında zeminin sert yapısı kurulum maliyetini arttırdığından tercih edilmemektedir (ABD Çevre Koruma Ajansı, 2006: 12).

Şebeke Bağlantısı
Yatırım yapılacak santral alanları ile iletim hatlarının yakınlık durumu, şebeke bağlantısı açısından ideal yer seçimi olarak değerlendirilmektedir. Bağlantı noktasına uzaklıkla ilgili çok çeşitli kabuller olmakla birlikte yatırımın yer aldığı bölge yasal mevzuata bağlı olarak değişmektedir. Büyük ölçekli santralların ulusal şebeke ağına 10 km’den daha uzak mesafede olması tercih edilmemektedir. Daha küçük ve orta ölçekli üretim tesislerinde ise ulusal şebeke ağına olan 5 ile 10 km arasındaki mesafeler, yatırımın ekonomik verimliliği açısından yine tercih edilmemektedir. Bunun yanında bağlantı yapılacak şebekenin kapasite durumu da önem taşıyan bir diğer konudur.

Arazinin Enerji Tüketim Bölgesine Olan Mesafesi
Üretilen enerjinin uzak tüketim bölgelere iletilmesi enerji kaybına neden olmakta ve iletimdeki kayıp oranı verimliliği düşürmektedir. Bu bakımdan büyük ölçekli güneş enerji santrallarının yer seçimi için kentsel ve kırsal yerleşme alanları ile sanayi ve çalışma alanlarına çok uzak konumların tercih edilmemesi gerekmektedir. Bu arada erişim için ana ulaşım arterlerine yakın olmak avantajlı sayılmakla birlikte, ana ulaşım arterlerinden erişimin sağlandığı tali yolların olup olmadığı ve bu yolların fiziki durumları da önemlidir.

Marjinal Tarım Uygunluğu
Verimli tarım arazisinde güneş panelleri kurulması yasal değildir. Güneş enerjisi santrali kurulacak arazinin marjinal tarım arazisi olması gerekmektedir.

Arazinin Hak Sahipleri
Arazi seçiminden önce her bir hak sahibinden muvafakat yazısı almak gerekmektedir.

Arazinin Kirlenme ve Tozlanma Durumu
Seçilen araziye yakın yerlerde kirliliğe sebep olan tesislerin olması durumunda güneş panelleri çok sık kirlenmektedir. Paneller sürekli kirlendiği ve temizlenmediği takdirde güneş panellerinden alınan verim düşmektedir.

Arazinin Ulaşım Durumu
Araziye ulaşım çok zor şartlarda ise, ilk yatırım maliyetindeki işçilik ve taşımacılık masrafları çok fazla olacaktır. Güneş panelleri, konstrüksiyon ekip ve ekipmanları, trafo ve köşk gibi ağır ekipmanların taşınması gerekmektedir.

Arazinin Belediyenin İmar Planlarındaki Durumu
Arazi seçiminden önce belediyelerden ileriye dönük imar planlarına bakılması gerekmektedir.

Isıl güneş enerji santralları soğutma suyuna ihtiyaç duymaktadır. Aynı zamanda fotovoltaik panellerin verimliliğinde periyodik olarak yapılan temizleme işlemleri önemlidir. Bu bakımdan uygun yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarına yakınlık projenin ekonomik verimliliğini doğrudan etkilemektedir.

Santral alanının zemin yapısı, yeraltı su seviyesi, toprak direnci ve zemin mukavemetine ilişkin koşullar yer seçiminde önemli kriterler olarak değerlendirilmektedir. Yine faaliyetin aktif fay hatlarına uzak olması da başka bir yer seçim kriteridir. Güneş enerji santralı kurulacak alanın mülkiyet yapısı ve arazi fiyatları da kurulum maliyetinde önemli faktörler olarak değerlendirilmektedir.

Çevresel açıdan; doğal sit alanları, orman alanları, sulak alanlar, su toplama havzaları, çayırlık alanlar, verimli meralar, sazlık ve bataklık alanlar, milli parklar, yaban hayatı koruma ve geliştirme bölgeleri, özel çevre koruma bölgeleri, tabiatı koruma alanları, flora ve fauna açısından önemli biyolojik çeşitliliğe sahip alanlar yer almaktadır. Bu alanlara ek olarak kıyı ve sahil bölgeleri ile kuru göl yatakları, nehir yatakları, tuzlalar ve deltalar biyolojik çeşitlilik ve ekosistem açısından hassas bölgeler kategorisinde yer almaktadırlar. Bu bölgeler üzerinde güneş enerji santralı kurmak bir yana bu hassas bölgelerin etki alanı içinde veya yakınında yer seçimi yapılmasından kaçınılması büyük önem taşımaktadır.

Türkiye’de yenilenebilir enerjiye destek vermekte olan YEGM, güneş santrali için arazi seçiminde yatırımcılara yardımcı olmaktadır. Arazinin kiralanması veya satın alınması aşamalarından önce, arazi koşullarının devletin belirlediği şartlar çerçevesinde olması gerekmektedir. Örneğin tarım için uygun olan bir araziniz varsa bu araziye güneş panelleri kurmanız yasal değildir.
Verimli arazilerde Güneş panelleri kullanmak yasal olmadığı için arazinin verimli olmadığını gösteren belgeleri ilinizdeki İl Özel İdare veya belediyeden temin etmeniz gerekir.

Kaynak: Türkiye’de Güneş Enerjisi Santrallerinin Yer Seçimi ve Çevresel Etkileri: Karapınar ve Karaman Enerji İhtisas Endüstri Bölgeleri Örneklerinin Değerlendirilmesi, Halil Serhan Saner

Güneş Enerjisi Santrallerinin Yer Seçimi, İrfan Şenlik