35-YERLİ ÜRETİM

Elektriğimizi yurtiçinde üretmek kadar bu elektriği sağlayan teknolojilerin de yurtiçinden tedariğini sağlamak milli gelire olan etkisi nedeniyle son derece stratejik bir konudur. Gelişen bir ülke olmanın getirdiği bir sonuç olarak enerji ihtiyacımız hızla artmaktadır. Bu artış dünya paralelinde gelişen teknolojilerle karşılanmakta ancak bu teknolojilerin ana maliyet unsurlarını oluşturan parçalar yurt dışı menşeili olabilmektedir. Son on yıldır gelişmekte olan yenilenebilir enerji alanları için de bu geçerli olmakla beraber son yıllarda tamamlayıcı ana ve tamamlayıcı aksama yönelik üretimde önemli yol katedilmiştir.

Türkiye’de ilk olarak 2005 yılında yayınlanan 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda yenilenebilir enerji kaynakları bazında bir kırılım ve bu kaynaklara yönelik üretilebilecek aksam ve bütünleştirici parçalar ilişkin detaylar verilmiştir. 2011 yılında yerli üretime verilecek teşvik miktarları yerli aksam kırılımları doğrultusunda açıklanmıştır. 2016’da yayınlanan yönetmelikle düzenli ve net hale getirilmiştir. YEKDEM kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine dair alınabilecek destek fiyatı on sene için geçerliyken, yerli üretim katkı payları hak kazanılmasından itibaren beş sene için geçerli olacak şekilde duyurulmuştur. Yerli üretim katkı payı ise sadece lisanslı santrallere sunulmuştur.

Güneş panellerine yönelik olarak ayrıca gözetim ve anti-damping uygulamaları söz konusudur. 2015 yılında ithal panellere yönelik gözetim uygulaması, 2017 yılında seçili ülkelerden ithal edilecek panellere ilişkin anti-damping uygulaması getirilmiştir. Yerli ekipman üretimi veya taahhüdü ile birlikte kapasite açılması ve tahsisi konusunda ise 2016 yılında ‘Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları’ (YEKA) yönetmeliği yayınlanmıştır.

Ülkemizde yerli üretim konusunda önemli mesafe katedilmiştir. Halihazırda güneş panelinde 22 adet yerli üretim tesisi vardır ve üretime dair %55 oranında yerlilik sağlanmıştır. Ayrıca YEKA GES 1 kapsamında Kalyon’un 500 MW üretim kapasiteli fabrikası da 2020’de devreye girmiştir. 2021’de bu fabrikanın kapasitesinin iki katına çıkarılması planlanmaktadır.

Son on yıldır hızla gelişen ve kurulumlarına güneş enerjisi santrallerinden önce başlanan rüzgar enerjisinde yerlilik oranları daha yüksektir. Ülkemizde 2000’li yılların başından itibaren kule, kanat üretimi yapılmaktadır. Yanısıra gelinen noktada bir rüzgar santralinin ana ekipmanı ve parçalarına dair önemli oranda yerlilik elde edilmiştir.

Yerli üretim konusunda en kritik noktalardan biri yerli ürünün orta ve yüksek teknoloji olan bileşenlerinin üretilmesidir. Bunun bütçe açığına yönelik katma değeri daha yüksek olmakla beraber, üretim sürecinde daha kalifiye bir istihdam yaratması söz konusudur. Öte yandan daha üst seviye teknolojik bileşen üretimi ülkemizin küresel piyasalarda rekabetçiliğini de arttıracaktır. Araştırma-geliştirme faaliyetleriyle ilk adımda teşvik edilen yerlilik çok daha sağlam bir zemine oturacak, aynı zamanda ortaya çıkan ürüne göre farklı alanlarda kendine pay bulabilecektir. Bu üretime dair elde edilen hayata geçirme bilgisi (know-how) farklı alanlara da transfer edilebilecek önemli bir değer olacaktır.

Yerli üretime yönelik politikalar yukarıda bahsedilen tüm boyutlar çerçevesinde belli bir dengeyi yakalayacak şekilde, temelde yerli sektörün güçlenmesine hizmet ederken, yatırımların da aynı hızda sürmesine, sağlıklı bir yatırım altyapısı kurulmasına destek olmalıdır. Yenilenebilir enerji, her ülkenin kendine özel yerli kaynağıdır. Bu kaynaklardan azami derecede faydalandığı ölçüde ülkeler daha yüksek seviyede bir arz güvenliği tesis eder. Kaynağın kendisi yurtiçinde mevcut iken, buna dair bir tedarik zinciri yaratmak için üreticiye ve yatırımcıya sağlanacak destekleyici teşvikler motive edici olacaktır. Özellikle teknolojik ürünlerde, rekabetçi olabilmek, ithalatçıdan ihracatçı konuma geçmek için küresel ortalamayı yakalamak ve geçmek hedeflenmelidir.