Türkiye Jeotermal Enerji Pazarı 2019

Jeotermal enerji, diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla yüksek kapasite faktörü ve emre amadeliği dolayısıyla jeotermal yatırımcısı açısından üzerinde daha kolay planlama yapılabilen bir kaynak özelliği taşıyor. Ancak, her ne kadar öngörülebilir olma avantajıyla yatırımcısını cezbetse de jeotermal ön yatırım maliyetleri açısından da bir hayli talepkar. Ön yatırım aşamasındaki arama ve sondaj maliyetleri, belirsizlikler ve kaynağa dair birtakım problemlerle başetmek bu kaynak özelinde önemli bir bilgi birikimini ve tecrübeyi esas kılıyor.

Şu ana kadar gerçekleşen elektrik üretim kurulu kapasitesi 1,526 MW, bu kapasite toplamda varolduğu söylenen potansiyelin de %76’sından yararlanıldığını gösteriyor. Öte yandan varolduğu söylenen termal kapasitenin sadece %11’inden faydanılmakta. Jeotermalin bu doğrudan kullanımlarıyla da enerji verimliliği konusunda çok önemli bir yeri var. Isınmada, seracılıkta, kurutma tesislerinde ve termal tesislerde kullanımıyla çok büyük bir ekonomik avantaj vaadediyor.

Jeotermalde çok parçalı bir pazar yapısından bahsedemeyiz, zira sıralamada 4 büyük oyuncunun kurulu kapasite açısından payı pazarın yüzde 68’ini oluşturuyor ve pazardaki toplam kurulu güç 22 kadar oyuncu arasında dağılıyor. Bu rakam diğer yenilenebilir enerji kaynaklarında çok daha yüksek.

Son yıllarda yavaşlasa da pazarın 2013’den itibaren hızlı bir büyüme kaydettiği söylenebilir. En yüksek büyüme oranı ise 2014-2015 arasında %52’yle görülüyor. Büyümede tarife desteğinin de payı önemli. Elektrik üretimine yeterli kaynak teşkil edecek rezervuar açısından değerlendirildiğinde bundan sonrasında çok daha yavaş bir büyüme olacağını söylemek mümkün.