TurSEFF ve Solarbaba İşbirliğinde YETA Çalıştayı Düzenlendi

Yenilenebilir enerji yatırımlarının önünün açılması için önemli bir alternatif olan Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşmalarının (YETA) Türkiye’de yaygınlaşması amacıyla Solarbaba ve Türkiye Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı (TurSEFF) ev sahipliğinde çalıştay düzenlendi. Çalıştaya bu alanda yatırım yapmak isteyen ve alternatif çözümler arayışında olan enerji sektörünün önde gelen firma temsilcileri katıldı.

Çalıştayda güneş ve rüzgar enerjisi santrali yatırımcısıyla kurumsal elektrik tüketicisi arasında yapılacak sözleşme detayları, finans kurumlarının, büyük tedarik zincirine sahip yerel ve global markaların YETA konusunda bilgilendirilmesi, sigorta sektörünün katkısı, çatı üzeri GES uygulamalarına ikili sözleşme entegrasyonu, üretici ve tüketici arasındaki risk analizleri ve yeşil sertifikalar gibi çeşitli konuların ele alındığı ifade edildi.

Güneş enerjisi platformu Solarbaba kurucusu Ateş Uğurel tarafından yapılan açıklamada, geçen yıl mayıs ayında güncellenerek yürürlüğe giren yeni lisanssız elektrik üretim yönetmeliğiyle birlikte kendi elektriğini başta güneş enerjisi olmak üzere temiz enerji kaynaklarından üretmek isteyen işletmelerin sayısının hızla arttığı belirtildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Solarbaba kurucusu Ateş Uğurel, sürekli yükselen enerji maliyetleri, her geçen gün etkisi daha çok hissedilen küresel iklim krizi ve başta büyük markalar olmak üzere kendilerine sıfır emisyon hedefi koyan şirketlerin varlığının artık yeni yatırım modellerine olan ihtiyacı öne çıkardığını ifade etti.

YETA modelinin ABD’de ve AB üyesi birçok ülkede yeni yenilenebilir enerji kapasitesi yaratma konusunda kullanılan bir mekanizma haline geldiği kaydedilen çalıştayın sonucunda şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“YETA kapsamında kurumsal elektrik tüketicileri, rüzgar ve güneş enerjisi yatırımcıları ile ikili sözleşme yaparak, elektriklerini temiz ve ucuz bir şekilde tedarik etmeyi amaçlıyor. Yenilenebilir enerji yatırım maliyetlerinin çok hızla düşmesinden dolayı artık enerji sektöründe öngörülebilir, serbest liberal piyasa koşullarında işlevsel olacak iş modellerine ihtiyaç var. YETA burada en büyük aday olarak gözükmekte. İlgili mevzuat altyapısının kurulması ile birlikte, herhangi bir ek devlet desteği ve alım garantisi olmadan önemli miktarda yeni rüzgar ve güneş enerjisi santrali kapasitesi yaratmak mümkün olacak.”