50-İŞ HUKUKU YÖNÜNDEN KURULUM VE OPERASYON

Bir Rüzgar Enerjisi Santralinin Kurulumu ve Operasyonu, Çalışma Hukuku bakımından yoğun ve ciddi düzeyde bilgi ve özen gerektiren bir süreçtir. Gerek kurulum gerekse operasyon iş ve işlemleri, yüksek derecede teknik bilgi, deneyim ve uygulamaya dair know-how gerektirmektedir. Bu nedenle teknik ve kişisel özellikleri yüksek ve eğitim geçmişi olan bireylerle Şirketler arasında iş sözleşmeleri kurulmaktadır; bu sözleşmeler personelin kalifiye olması nedeni ile yüksek ücretler, dolayısı ile yüksek tazminatlar ve İş Kanunu’ nun işçi lehine öngördüğü olağan hakların üzerinde hak ve uygulama içerebilen sözleşmeler olabilmektedir.

İş Sözleşmeleri ve Ekleri

Nitelik ve uzmanlık yoğunluklu iş sözleşmelerinin kurulmasında, sözleşmenin işçi tarafına düşecek yükümlülüklerin ve görevlerin iş sözleşmesi ya da iş sözleşmesinin eki niteliğinde olacak “görev tanımları” nda belirtilmesi, kurulum ve operasyon sürecinin organizasyonu açısından son derece önemlidir. Bilindiği gibi İşverenin iş yerinde çalışma barışı, huzuru ve iş disiplinini sağlaması Kanuni yükümlülüktür; ayrıca uygulamada bir işyerinde en yüksek ve kaliteli verimin alınması için de bu sayılanlar son derece gerekli ve önemlidir. Bu nedenlerle işveren ve işçi arasındaki ilişkide, tarafların hakları ve sorumluluklarının tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak şekilde yazılı halde oluşturulması, bilhassa personelin görev ve sorumluluklarının kendisine yazılı olarak bildirilmiş olması, aynı şekilde personelin maddi haklarına dair bilgi ve dokumanın anlaşılır şekilde düzenlenmesi ve personele bu evrakın verilmesini son derece önemsiyoruz. Böylece, hem üst yöneticilerin organizasyonunda sağlıklı ve birbiri ile çalışmayan ve çelişmeyen bir yapı oluşturulabilecek, hem personelin işyerinde yapmakta olduğu işe odaklanması, maddi haklar, çalışma saati ya da görev kapsamı ve tanımına dair soru işaretleri ile odağının bozulmaması sağlanacaktır.

Organizasyon

Bilhassa kurulum işleri ve süreçlerinde, bir Rüzgar Enerjisi Santrali’nde gerekli olan diğer iş ve işlemler birbirine karışabilmektedir. Örneğin operasyon sürecine yoğunlaşmış, ya da bu süreçte görülecek işler için işe alınmış bir personelin, bu uzmanlığından kurulum sürecinde de yararlanmak gerekli olabilmektedir; aynı şekilde bu silsilenin tersi de mümkün olabilmektedir; örneğin; Şirketler kurulum sürecinde ileride bakım ve destek hizmeti verecek ekibin üyelerini de kullanmak zorunda kalabilmektedirler; ya da sistemde önemli ana parçalardan birisini üretmekle görevli ve uzmanlaşmış personel, kurulum sürecinde de görev alabilmekte, ve aslında tüm bu nedenlerle karşılıklı görevlendirme (cross-assignment), ya da grup içi görevlendirme dediğimiz olgu ortaya çıkmaktadır.
Bu olgu, İş Hukuku bakımından türlü komplikasyonlara neden olabileceği gibi, personelin görevli olduğu işi odaklı ve huzurlu biçimde icrasına da mani olabilir. Bu nedenle, personelin iş sözleşmesinde ve görev tanımında, çalışması süresince sorumlulukları, görev yeri, tek bir Şirket nezdinde değil ve fakat bir “firmalar grubu” nda çalışacağı; dolayısı ile farklı tüzel kişiler nezdinde hizmetlerine devam edeceği gibi hususların açık biçimde ve iş akdinin kuruluşu aşamasında personele açıklanması ve yazılı halde bildirilmesi önem taşımaktadır.

Kaynak: Av. S. Önder Demir / Okyay Hukuk Bürosu