02-KÜRESEL ENERJİ EKONOMİSİ

Enerji Dünyasında son yıllarda önemli değişiklikler yaşanmaktadır. Soğuk savaş sonrasında başlayan en büyük endişe Dünya’da ki enerji arzında yaşanacak sıkıntıydı. Fakat son 10 yılda Dünya’da fosil ve yenilenebilir enerji alanında enerji bolluğu yaşanmaktadır. Bunun da enerji arz-talep kısmında önemli etkileri olmaktadır.

IEA(Uluslararası Enerji Ajansı) tarafından yayımlanan rapora göre; son 100 yılda Dünya’da nüfus değeri 2 milyar’dan 7 milyar’a, ekonomi 20 kat büyüdü ve enerji talebi 10 kat artmıştır.

Peki bu artan nüfus doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarındaki talep hangi teknolojilere yoğunlaşacak?

Uluslararası Enerji Ajansı 2017-2040 Birincil Enerji Talep Projeksiyonuna göre başta fotovoltaik sistemler, karasal rüzgar türbinleri, hidroelektrik ve deniz rüzgar türbinleri talebin en yüksek olacağı teknolojilerdir. 2024 yılına kadar yenilenebilir enerji alanında %50 oranında büyüme beklenmektedir.

2040 yıllarına kadar yapılan projeksiyonlarda yenilenebilir enerji kaynaklarının neden ön plana çıktığını inceleyelim; Bunların temel sebebi ekonomiktir. Yani sizin bir enerji yatırımına başlarken elinizde belli miktar paranız var ve bunu hangi enerji teknolojilerinde değerlendirebileceğiniz konusunda ilk bakacağınız parametre LCOE(kısa dönem marjinal enerji)’dir.

Yenilenebilir enerji kaynakları ile fosil kaynakları karşılaştırdığımızda aşağıda ki tablodur. GES ve RES’in fosil kaynaklara göre oldukça düşük marjinal enerji maliyetine sahip olduğunu görmekteyiz.
Enerji yatırımı yapılırken marjinal enerji maliyetleri yanı sıra 1kW enerji üretmek için gerekli yatırım miktarına da bakılmaktadır. Yatırım maliyetleri açısından da baktığımızda rüzgar ve güneş santrallerinin yatırım değerleri nükleer ve kömür santrallerinin yatırım değerlerinden daha azdır ve doğalgaz santralleri ile başa baş gelmiş noktadadır. Özetlersek önümüzdeki 20 yıldaki yatırım planlarında yenilenebilir enerji kaynaklarının daha çok yer almasının temel sebebi marjinal enerji maliyetlerinin ve yatırım maliyetlerinin de düşmesi olarak değerlendirilebilir.

Yeni enerji yatırımlarında LCoE değerlerinin düşük olmasından yenilebilir enerji kaynakları tercih edilmektedir. Ancak yenilenebilir enerji yatırımları için kısa dönemli risk olarak Covid-19 salgını ile ilişkili düşük enerji talebi ve bu talebe bağlı olarak oluşan düşük gaz fiyatları kabul edilebilir. Enerji talebinin düşük devam etmesi ve Covid-19 salgınında 2. dalganın görülmesi halinde düşen enerji talebine düşük gaz fiyatlarının eşlik etmesi yenilenebilir enerji yatırımlarında yavaşlamaya neden olabilir.

Kaynak: Windbaba- Küresel Enerji Görünümü ve Rüzgar Enerjisi-Doç. Dr. Cenk SEVİM