47-MİCRO SİTİNG

Micro-siting (“konumlandırma”), bir Rüzgar Enerjisi Santrali’ nin sahasında, kurulumdan önce o sahadaki türbinlerin tam olarak hangi “nokta” ya dikileceğinin belirlenmesine dair çalışma ve hükmün sektörel uygulamalardaki terimidir. Tek bir rüzgar türbininin kurulması oldukça pahalı ve teknik bilgi, deneyim, zaman, emek ve para gerektiren bir işlemdir; bu nedenle bir türbini kurduktan sonra yerini değiştirmek fiilen mümkünse de, pratikte imkansızdır. Dolayısı ile konumlandırma çalışması ve hesaplamaları mümkün olabilecek en doğru şekilde yapılmalı, o rüzgar türbininin uzun yıllar süresince en çok rüzgar alabileceği, yani en yüksek oranda verim vereceği noktaya kurulmasını sağlamalıdır.

Konumlandırma “kesin bilim” değildir; başka deyişle rüzgarın bir bölgedeki hareketleri yüzde yüz kesinlikle öngörülebilir olmadığından, konumlandırmaya dair yapılacak tüm çalışmalarda bir dereceye kadar sapma olma olasılığı bulunmaktadır. Bu sapmanın sözleşmenin her iki tarafınca çok net ve kesin şekilde anlaşılması önemlidir. Çünkü, konumlandırma yapmak, aslında hukuken bir nevi “taahhütte bulunmak” anlamına da gelmektedir. Daha basit ifade etmek gerekirse satıcı, “bu türbini haritadaki bu noktaya dikersen önümüzdeki 20 yıl şu kadar elektrik elde edeceksin” sözü vermektedir. Bu elbette alıcıda bir beklenti yaratacaktır; çünkü alıcının bu yatırıma karar vermesinde, alıcı tarafından kendisine iletilecek konumlandırma verileri en büyük rolü oynayacaktır.

Konumlandırma Yapma Sorumluluğu

Bir Rüzgar Santrali’ nin kurulumuna dair sözleşmenin kurulması sürecinde İş Sahibi, hangi satıcı/üretici ile sözleşmeye girmeyi tercih edeceğine karar verme sürecinde, bir çok faktörle birlikte, o satıcının ürünlerinin verimlilik performanslarını da ölçmeye çalışacaktır. Bunu bilen satıcı da İş Sahibinin ikna edilmesini sağlamak için, somut veriler sunmaya çalışmaktadır. Bu somut verilerin sunulması, konumlandırma hesaplamalarının yapılmasını gerektirmektedir ki, bu aşamada aslında satış amacı ile olsa da Alıcıya konumlandırma verileri verilmiş olmaktadır; yani Alıcıya konumlandırma konusunda taahhütte bulunulmaktadır.

Uzmanlık Gerektiren İş Yaklaşımı

Bu noktada gerek sözleşmede, gerekse ileride yaşanacak bu konudaki bir ihtilafta Yüklenici, konumlandırma çalışmasının sadece bir öngörü çalışması olduğunu, konumlandırmanın bir taahhüt olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürebilir; hatta konumlandırmaya dair verilen karardan sorumlu olmayacağını sözleşmesine açık bir hüküm olarak da yazabilir. Ancak bilinmelidir ki, konumlandırma Yüklenici’ nin sanatıdır; İş Sahibi’ nin bu konuda hiçbir deneyimi ve uzmanlığı yoktur. Dolayısı ile, her ne kadar sözleşmeye bu yönde hüküm de konulsa, eğer Yüklenici satış aşamasında konumlandırma yapmış ve müşteri adayına bunu sunmuşsa, ve bu noktalara türbinler dikilmişse, konumlandırmaya dair sorumluluk bahsinde Türk Hukuku’ na göre Yüklenici’ nin sorumluluğu söz konusu olabilecektir.

Çözüm Önerisi

Bir türbinin dikileceği en doğru noktanın belirlenmesi ve ayrıca konumlandırmanın ileride taraflar arasında ihtilafa neden olmasının engellenmesi için en doğru seçenek, konumlandırma çalışmasının bağımsız üçüncü kişilere ayrıca yaptırılması olacaktır. Bilhassa Yükleniciler bu yönde İş Sahipleri’ ni sözleşme kurulmasından önce yönlendirmelidirler.

Kaynak: Av. S. Önder Demir / Okyay Hukuk Bürosu