31-ŞEBEKE ENTEGRASYONU

Malum olduğu üzere, yenilenebilir enerjinin genel elektrik üretimi içerisindeki payı son yıllarda gerek dünya genelinde gerekse de ülkemiz özelinde ciddi bir artış göstermiştir. Bu artışta gerek iklim değişikliği konusundaki endişeler gerekse de ithalata bağımlılığın azaltılmasındaki hassasiyetler etkili olmuştur. Bu bağlamda, rüzgar enerjisi kurulu gücü küresel ölçekte 650.000 MW’ı ülkemizde ise, 8.000 MW’ı geride bırakmıştır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, yenilenebilir enerji yatırımları ya da rüzgar santralleri için iki temel unsur ön plana çıkmaktadır;

Bunlardan ilki, bu santrallerin inşa edilmesi hususu ki bu artık dünya genelinde standartları gayet oturmuş bir emtia halini almış ve maliyetleri de sürekli düşmektedir.

İkinci ve asıl kritik olan temel unsur ise bu santrallerin şebekeye entegre edilmesi konusudur. Malum olduğu üzere elektrik iletim şebekeleri baz yük üreten geleneksel üretim santrallerine alışıktır. Rüzgar santralleri ise, geleneksel santrallerin aksine kesintili ve volatil bir üretim şekline sahiptir. Bu bağlamda, şebeke işletmecisinin (TSO) rüzgar santrallerini etkin bir şekilde şebekeye entegre edebilmesi için çok daha karmaşık bir teknolojik altyapıya ve bu santrallerin 7/24 aktif bir şekilde yönetilmesine ihtiyacı vardır.

Bu sofistike teknolojinin doğru bir şekilde kullanılması geniş bir kapsama sahiptir. Gün öncesinde en iyi üretim tahminlerinin TSO ile paylaşılması gerçek güne gelindiğinde bu üretim tahminlerinin sürekli güncellenmesi ve TSO’nun güncellemelerden haberdar edilmesi gerekmektedir. Tüm bunlar için de canlı veri takibi, yapay zeka destekli iyileştirme uygulamaları, büyük veri madenciliği ve algoritmik ticaret gibi ileri teknoloji destekli bir operasyonel mükemmeliyet seviyesi gerekmektedir. Rüzgar santrallerinin bu şekilde 7/24 aktif bir şekilde yönetilmesi hem TSO nezdindeki dengesizliklerin azaltılmasına hem de elektrik arz güvenliğinin sağlanmasına ciddi bir şekilde katkı sağlar.

Bu karmaşık mekanizmanın yönetilebilmesi adına Virtual Power Plant Operator gibi yeni terimler ortaya çıkmış ve ortaya çıkan bu bağımsız şirketler tüm bu karmaşık operasyonu santrallerin sahipleri adına yapabilmekte ve yenilenebilir ve rüzgar santrallerinin 7/24 aktif yönetimine imkan sağlamaktadır.
Rüzgar ve yenilenebilir santrallerinin şebekeye entegrasyonu belirtildiği üzere, sofistike bir teknolojik altyapı ve 7/24 aktif yönetim gerektirmektedir. Bu bağlamda, daha çok rüzgar santrali kurulabilmesi ve düşen maliyetlerden faydalanıp daha çok yerli elektrik üretimi yapılabilmesi için bu santrallerin aktif yönetilmesini sağlayacak ve dengesizlikleri yaptırıma tabii tutacak bir piyasa dizaynı mutlak surette gerekmektedir.

Kaynak : Argun Karaçay Pure Energy