YEKSEM Enerji Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Yayımlandı

Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi tarafından 12-14 Aralık 2019 tarihlerinde Yenilenebilir Enerji ile ilgili tüm paydaşların yoğun ilgi ve katılımıyla Antalya’da gerçekleştirilen, ülkemiz ve kamu yararı gözetilerek bilgi paylaşımının sağlanması, sorunların tespiti ile çözüm önerilerinin sunulması, yenilenebilir enerjinin geleceğine ışık tutarak kamuoyu ile paylaşılması amacıyla onuncusu düzenlenen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu ve Sergisi’nin sonuç bildirgesi yayımlandı.

X. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu ve Sergisi, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası adına Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi tarafından 12-14 Aralık 2019 tarihlerinde Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Fuar Merkezi Antalya`da gerçekleştirildi. Akademisyenler, Odamızın yönetici ve üyeleri, TMMOB`a bağlı odaların üyeleri ve temsilcileri, mühendisler, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, üretici, tüketici ve kullanıcılar, teknik elemanlar, ülkemizin birçok bölgesinden sektörün tüm bileşenleri Antalya`da gerçekleşen 10. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu ve Sergisi’nde bir araya geldi.

Sempozyum, Yürütme Kurulu Başkanı Şaban Tat’ın konuşması ile açılmış, Düzenleme Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Şükrü Özen, EMO Antalya Şube Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Metin, Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar ve EMO Yönetim Kurulu Başkanı Gazi İpek açılış konuşmalarını gerçekleştirmişlerdir.

Sempozyum kapsamında; Güneş Enerjisi, Rüzgar Enerjisi, Hidroelektrik Enerji, Jeotermal Enerji, Biyokütle-Biyogaz, Dalga Enerjisi, Hidrojen Enerjisi, Kent ve Enerji, Enerji Politikaları, Enerji ve Çevre, Enerji Verimliliği, Enerji Mevzuatı ve Hukuku, Mikro Şebekeler ve Dağıtılmış Sistemler ve diğer yenilenebilir enerji kaynakları, yenilenebilir enerji teknolojilerinin ve çevresel etki değerlendirmeleri ile ekolojik yaklaşımların da ele alındığı sempozyumda 14 oturumda 65 sözlü, 6 poster bildiri sunulmuş olup, 30 çağırılı konuşmacının katıldığı 6 panel düzenlenmiştir. Sempozyumu 906 katılımcı takip etmiş olup, sempozyum süresince mühendisler, sanayiciler, kamu yetkilileri ve tüm sektör paydaşları bilgi ve deneyimlerini paylaşma imkanı buldular.

Sempozyum sonunda yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji dönüşüm teknolojilerindeki gelişmeler ile enerji-çevre ve ekolojiye ilişkin değerlendirmeler aşağıda özetlenmiştir:

İnsanlık tarihine bakıldığında, endüstrileşme ve modernleşme sürecinde temel amaç toplumsal refaha ulaşmak olmakla birlikte, bu süreçte ortaya çıkan hava, su ve toprak kirlenmesi ve diğer çevresel sorunlar yaşamı tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Bu durumda, Sera gazı salınımına yol açan fosil yakıtların kullanımına alternatif olarak güneş, hidrojen, biyo-kütle, rüzgar, biyo-gaz, dalga, hidrojen vb. alternatif enerji kaynaklarına yönelmek gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Bununla birlikte, ülkemizde üretimin ve temel girdilerinden olan enerjiye duyulan ihtiyaç her geçen gün daha da artmakta, nüfus artışı, metropolleşme ve kişi başına düşen enerji tüketimindeki artış gibi unsurlar da dikkate alındığında enerjiye olan talebin artacağı öngörülmektedir.

Hali hazırda üretilen enerjinin büyük bir bölümü fosil yakıtlardan sağlanmakta olup enerjide dışa bağımlı sürdürülmemesi gereken bir durum söz konusudur. Gerek enerjideki dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması ve gerekse temiz ve yaşanabilir bir çevre için toplam enerji üretimimiz içerisinde yenilenebilir kaynakların payının artırılarak bu alandaki kapasitenin etkin ve verimli kullanılarak enerji üretilen kaynaklarda çeşitliğin artırılması güçlü bir ekonomi ve ulusal bağımsızlığımız için stratejik öneme sahiptir.

İş ve istihdam olanaklarının yaratılması, hayat standardının iyileştirilmesi, kalkınma, sosyal yaşam ve ekonominin ana parametresi olması nedeniyle, günümüzde kaynağını yerli unsurlardan alan yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasının önem arz ettiği açıkça görülmektedir.

Fosil yakıtların neden olduğu sera gazlarının küresel ısınma ve iklim değişiklerine yol açması insan sağlığını ve çevreyi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum doğayla uyumlu, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi zorunlu kılmaktadır.

Gelinen noktada yaşanacak bir dünya için, ekolojik derinliği ve dengeyi esas alan, insanın doğaya karşı üstün bakış açısından vazgeçerek, çevre ve ekoloji dengesini tesis edecek yaklaşımların benimsenmesi önemli görülmektedir.

Elektrik üretiminde kamusal planlamanın işlevsizleştirilmesi, kamusal denetimin azaltılması, kamu üretim tesislerinin bir bölümünün özelleştirilmesi, elektrik üretiminde sürekli olarak özel sektöre ağırlık verilmesini içeren süreç uygulamada ciddi sorunlar doğurduğu gibi, bu alandaki rekabet ortamını ortadan kaldırarak tekelleşmelere de yol açtığı görülmektedir.

SEMPOZYUM SONUÇ BİLDİRGESİ

Sempozyumda öne çıkan bu değerlendirmeler sonucu aşağıdaki önerilere ulaşılmıştır;

1. YEK üretim tesislerinin kurulumunda, halkın bilinçlenmesi ve sermayenin tabana yayılması adına “Enerji Kooperatifleri” uygulamasının önündeki engeller kaldırılarak, kooperatiflerin yaygınlaştırılması için gerekli yapısal dönüşümler yapılmalıdır.

2. Stabil üretim dengesi olmayan YEK üretim tesislerinin, dezavantajını ortadan kaldıracak olan depolama ve batarya teknolojileri konusunda akademik çalışmaların teşvik edilmesi, bu alanda yürütülen/sunulan projelere ve Ar-Ge çalışmalarına öncelik verilmesi, öncelikli alan olarak desteklenmesi önem arz etmektedir.

3. Yenilenebilir enerji Kaynakları ile ilgili teknolojide yerli üretimin desteklenmesi, bu alanda ihtiyaç duyulan nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanması amacıyla mesleki ve teknik eğitim alanında çağın ihtiyaçlarını da dikkate alan evrensel ölçülerde eğitim politikalarının uygulamaya konması gerekmektedir.

4. Enerjinin verimli ve etkin kullanımına yönelik gerekli çalışmalar yapılmalı, bu alandaki projeler desteklenmeli, toplumsal bilinç oluşturmak için ilköğretimden başlayan eğitim programları hayata geçirilmeli, enerjinin verimli kullanımı izlenmeli, verimsiz enerji kullanımına karşı önlemler alınarak, enerjideki kayıp kaçak oranları kabul edilebilir sınırlara çekilmelidir.

5. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin yer seçimlerinde doğal hayatın korunması noktasında yaşanan olumsuz örneklerin giderilmesi ve bu noktadaki yasal boşluklar ortadan kaldırılmalıdır.

6. İletim ve dağıtım şebekesi göz önüne alınmadan plansız bir biçimde kurulan yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim santrallerinin sistem bağlantıları ulusal enerji şebekesinin işletilmesinde sorunlara neden olmakta, bu alanda planlamalar yapılarak kapasite artış hedefleri doğrultusunda şebeke alt yapısının güçlendirilmelidir.

7. Daha temiz çevre ve yaşanabilir bir dünya için, ekolojik dengeyi önceleyen, insanın doğal kaynakları sınırsızca ve tek taraflı kullanabileceği bakış açısı yerine, çevre ve ekoloji dengesini tesis edecek anlayışın benimsenmesi önemli görülmektedir.

8. YEK yatırımlarında, yerli teknoloji ve yerli üretimi teşvik etmek amacıyla yapılan YEKA kaynak tahsisleri amacına ulaşmadığı gibi sektörün sermaye olarak daha küçük ölçekli bileşenlerinin gelişmesini önlemektedir. YEK tesislerinin toplam kurulu gücü içerisindeki payı konusunda ETKB tarafından belirlenen 2023 hedeflerinin gerçekleşmesi adına, revize strateji ve eylem planları oluşturulmalıdır.

9. Yüzde yüz yenilenebilir enerjiye geçiş için mastır planı yapılmalı ve taviz verilmeden uygulanmalıdır. Ülkemizde YE alanında yapılacak yatırımlar, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, güçlü bir ekonomi, yeni iş ve istihdam imkânı, YE teknolojileri alanında Pazar payı, temiz ve yaşanabilir bir çevre için son derece önemli olup, yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji üretimindeki payının artırılması büyük önem taşımaktadır.